Köroğlu kimdir ?

koroglu kimdirAsıl adı Ruşen Ali olan fakat Köroğlu adı ile nam salan Halk şairi bazı kaynaklara göre 16. yüzyılda yaşayan bir zattır. 3. Murat zamanında Osmanlı ordusu ile İran savaşlarına katılmıştır. Kötülüğe karşı olan ve hak ve adaleti gözeten biridir. Kılıçta ve kalkanda iyi olduğu kadar sözün ve sazında hakimidir. Kahramanlık Türküleri ile ünlenen Köroğlu yiğitliğin ve mertliğinde sembolü haline gelmiştir. Bolu’da yaşadığına inanılan Köroğlu hakkında 24 değişik bölgeden hikayeler anlatılmaktadır.

16. yüzyıllarda adı Yusuf olan çok iyi at bakıcılığı yapan yiğit bir adamın oğludur Köroğlu. Bolu Beyine hizmet eden onun atlarına bakan Yusuf Beyi için bir at satın alır. Gösterişten yoksun fakat soylu bir at olmasına rağmen Bolu Beyi bu atı beğenmez ve kendisine hakaret olarak görür. Seyis Yusuf’u cezalandırarak gözlerine mil çektirtir. Bunun üzerine Bolu Beyi Seyis Yusuf’un kendisine layık gördüğü bu ata Yusuf’u bindirtir ve Bolu’nun Dörtdivan denilen ilçesine gönderir. Dörtdivan’a giden ve kör olan Yusuf hayatının geri kalanını bu taya ve oğlu Ruşen Ali’ye adar. Onları iyi yetiştiren Seyis o çelimsiz tayı bir Küheylana, Ruşen Ali’yi de yiğit bir delikanlıya dönüştürür. Bolu Beyinin beğenmediği o at artık sırtında bir yiğit taşıyan endamlı ve gösterişli Kırat olmuştur. Seyis Yusuf hayatının son anlarını yaşamakta iken oğlu Ruşen Ali’ye Bolu Beyinden intikam almasını vasiyet eder.

Babası vefat eden ve intikam için söz vermiş olan Ruşen Ali babasının vasiyetini yerine getirmek için Küheylanıyla Bolu şehrinin karşısındaki Çamlıbel’e yerleşmiştir. Burada Ayvaz, Hoylu, Demircioğlu ve Cıdalı gibi yiğit delikanlılarla birleşir. Osmanlı sınırlarını aşan Ruşen Ali Köroğlu unvanı ile anılmaktadır. Günümüzde Köroğlu adı ile bilinen dağda kendisine bir ordu kurar. Hemen hemen girdiği savaşların hepsinden zaferle döner. O dönemlerde Bolu Beyinin herkesin diline dolanmış güzelliği dillere destan olmuş bacısı Döne Hatun’u kaçırarak evlenir. Köroğlu yiğitliği tartışılmaz, emin, sağlam kişiliği olan, yalan hile bilmeyen ve kimseyi sırtından vurmayan mert bir delikanlıdır. Kazandığı savaşların yanı sıra bir de sazı ve sözü ile halkın gönlünü kazanmıştır. O dönemlerde halkın başında olan zalim paşa veya beylerden aldığı tüm mal ve ganimetleri yoksul kişilere dağıtırmış. Köroğlu’nun ünü sadece yetiştiği Anadolu Bolu’sunda değil 16. yüzyıl bitmeden daha Balkanlar’dan Çin Seddi’ne kadar ulaşmıştır. Köroğlu 16. Yüzyılın en iyi saz ustası ve kılıç kuşanan yiğidi olarak bilinir. Günümüze kadar de namı gelmiş ve hikayeleri anlatılmıştır. Atıf Yılmaz eşliğinde 1968 yılında birçok sinema filmine dahi konu olan Köroğlu’na Cüneyt Arkın gibi iyi bir oyuncu hayat vermiştir. Birçok kişinin izlediği ve bildiği Köroğlu bir halk kahramanıdır. Ayrıca adına yazılmış ve kendisinin de eseri olarak bilinen bir çok türkü veya destan günümüzde halen bilinmektedir.

Köroğlu kendi Derebeyliğini kurmuş ve yine her girdiği mücadeleden galip dönmüştür. Yaşanılan o yüzyıllarda tüfeğinde icat edilmesi ile insanların birbirini namert bir şekilde öldürdüğüne ve sırtlarından vurduklarına inanan Köroğlu “Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” demiştir. Bu yaşananlar Köroğlu’nu ziyadesi ile rahatsız eder ve arkadaşlarını (ordusunu) dağıtır. Sahip oldkorogluuğu yegane varlık olan Kıratı da sırlara karışmış kaybolmuştur. Bazı kaynaklardan alınan bilgilere göre de Köroğlu dünya üzerinde var olan bu adaletsizliklere ve haksızlıklara anlam verememiş bu sebeple de tüm dünyevi işlerden el etek çekip kırklara karıştığı rivayet olmaktadır.

Şairliği de olan Köroğlu’nun 30’a yakın şiirinin olduğu bilinmektedir. Bu şiirlerinde genellikle yiğit arkadaşlarına yer vermiştir. Onları övmüş, Onlar için ağlamış ve Onlarla sohbet etmiştir.

Yorumlar

  1. Sayın Ruya

    Cevapla

  2. Sayın Ahmet

    Cevapla

  3. Sayın Emrah

    Cevapla

  4. Sayın Öznur Yıldız

    Cevapla

  5. Sayın Mirzə Hacıyev

    Cevapla

    • Sayın Akil Bilgi

      Cevapla

  6. Sayın Mirzə Hacıyev

    Cevapla

  7. Sayın Mirzə Hacıyev

    Cevapla

    • Sayın Akil Bilgi

      Cevapla

  8. Sayın Mirzə Hacıyev

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir